AKTUALİTE

HER TELDEN NİTELİKLİ PAYLAŞIMLAR

Konu: Piramitlerin Gizemi

Posted by aktualite Temmuz 4, 2011

* Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır.

* Piramit, kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. (doğduğu ve tahta çıktığı günler)
* Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.

* Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.

* Kirletilmiş suyu, birkaç gün Piramit’in içine bıirakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz.

* Piramit’in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.

* Bitkiler Piramit’in içinde daha hızlı büyürler.

* Piramit’in içine bırakılmış su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.

* Çöp bidonu içindeki yemek artıkları, hiç koku vermeden Piramit içinde mumyalaşır.

* Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir Piramit’in içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.

* Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur; araştırmacıların çoğu, ya içinde kayboldular ya da aynı yerde birkaç tur attılar, fakat içlerini göremediler.

* Piramitlerin içi yazın soğuk kışın sıcak olur

* Büyük Piramitin açilari,Nil’in delta yöresini iki esit parçaya bölerler.

* Gize’deki üç piramit aralarinda bir Pitagor üçgeni olacak sekilde düzenlenmislerdir.Bu üçgenin kenarlarinin birbirlerine göre orani 3:4:5’dir.

* Büyük Piramitin tabininin yüzeyi,anitin yarisinin iki katina bölündügünde pi=3,14 sayisi elde edilir.

* Büyük Piramitin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü,piramit yüksekliginin karesine esittir.

* Büyük Piramit,dünyanin kara kitlesinin merkezinde yer aliyor.

* Büyük Piramit,dört ana yöne göre düzenlenerek insa edilmistir.

* Piramit dev bir günes saatidir.Ekim ortasiyla Mart basi arasinda düsürdügü gölgeler mevsimleri ve yilin uzunlugunu gösterirler.Piramiti çeviren tas levhalarin uzunlugu bir günün gölge uzunluguna esittir.Bu gölgelerin tas levhalar üstinde gözlenmesiyle günün 0,2419 bölümünde yilin uzunlugu yanlissiz olarak saptanabiliyordu.

* Büyük Piramit’le dünyanin merkezi arasindaki uzaklik,Kuzey kutbuyla arasindaki uzakliga esittir ve kuzey kutbuyla dünyanin merkezi arasindaki uzakliga esittir.

* Piramitin yüksekligiyle,çevresi arasindaki oran,bir dairenin yari çapiyla çevresi arasindaki oranin dengidir.Dört kenarlar dünyanin en büyük ve çarpici üçgenleridir.

* Gizde’den geçen boylam,dünyanin denizleriyle anakaralarini iki esit parçaya böler.Bu boylam ayrica,kara üstünden geçen en uzun kuzey-güney yönlü boylam olup,bütün yer kürenin uzunluguna ölçümünde dogal sifir noktasini olusturur.

* Büyük piramitin tepesi Kuzey kutbunu,çevresi ekvatorun uzunlugunu temsil eder.Ve iki uzunluk ayni mikyasa uygunluk gösterir.

Gize piramitleri tahmini olarak M.Ö 3000 yıllarında eski krallık döneminde yapıldığı zannedilmekte. Bunlar; Keops, Kefren ve Mikerinos piramitleridir ve isimlerini aldıkları firavunlar tarafından yaptırılmıştır.


Kefren Piramidi
Gize piramitleri dünyanın en büyük piramitlerdir. Bunlarla birlikte ve Mısır’da yüzlerce irili ufaklı piramit mevcuttur. Gize piramitlerini diğerlerinden ayıran farkların başında içlerinde yazı bulunmaması ve nasıl yapıldıklarının hala çözüme ulaşmamış olmasıdır.Keops’un oğlu Kefren için yapılmış piramit 136 metre yüksekliğe sahip.

Kefren piramidinin dış yüzeyinde yer alan kaplamalar bugün sadece tepesinde görülebilmekte.


Gize piramitlerinden İçi ziyaret edilebilen tek piramit olan Kefren piramidinin mezar odası.Piramitler ile ilgili çeşitli matematiksel bulgular arasında ilginç olanları şunlar: Keops piramidinin yüksekliginin 1 milyarla çarpımı yaklasık olarak güneşle dünyamız arasındaki mesafeyi veriyor. ( 149.504.000km)

Piramitlerin üzerinden geçen meridyen karaları ve denizleri tam iki eşit parçaya bölüyor. Keops Piramidinin Taban cevresinin, yüksekliğinin 2 katına bölünmesinin pi=3.14 sayısını veriyor.

62 metre yüksekliği ile Gize Piramitleri içerisinde en küçüğü olan Mikerinos Piramidi Kefrenin oğlu için yaptırılmış.
Piramitler hala yapımları esnasında ki gizi korumaktalar. İşçilerin olağanüstü bir çabayla günde 10 metreküp taşı üst üste koyduklarını kabul edersek keops piramidinde yer alan yaklaşık 2.5 milyon metreküp taş, 250.000 gün, yani yaklaşık 664 yılda yerleştirilebiliyor. Oysa piramitler 20 ila 30 yıl arasında bir sürede tamamlanmıştır.


Mikerinos’un ve üç aile üyesine ait Piramitler


Sfenks

70 metre uzunluğunda ve 30 metre yüksekliğinde olan Sfenks 14.yy da Memluk’lar tarafindan top bataryalarına talim hedefi olarak kullanılmış ve ciddi biçimde zarar görmüş.

M.Ö. 2520 yılında Keops’un oglu Kefren’in mezar kompleksi için yontulmuş. Sfenks Mısır dilinde ‘SEZP-ANHE’ Yaşayan görüntü) anlamında. Tarih boyunca Sfenks Nil nehrine bakiyor ve nehir yoluyla gelenleri karşılıyordu.

Posted in Tarih | Etiketler: , , , , | Leave a Comment »

LİDER DEDİĞİN !!!!

Posted by aktualite Temmuz 4, 2011

Kim olduğunu bilmeli ve kendine guvenmelidir.

Ben diktatör değilim. Benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar. Evet bu doğrudur. Benim isteyip de yapamayacağım bir şey yoktur. Çünkü ben 
zoraki ve insafsızca hareket etmesini bilmem. Ben kalpleri kırarak değil kazanarak hükmetmek isterim. – 
Mustafa Kemal ATATÜRK

Lider dediğin

Her kim olursa olsun insanlara değer vermeli

  Millete efendilik yoktur. Ona hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur. – Mustafa Kemal ATATÜRK

ve mütevazi olmalıdır…

Bu ulusu ben değil içimizdeki ruh, damarımızdaki kan kurtarmıştır. – Mustafa Kemal ATATÜRK

Lider dediğin

Önde yürüyen değil, yol gösteren olmalıdır.

Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz… Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve 
asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. – Mustafa Kemal ATATÜRK

Lider dediğin

Yeri geldi mi sıradan bir asker

Yeri geldi mi Başkomutan olmalıdır…

Memleketin ellide biri değil, her tarafı tahrip edilse, her tarafı ateşler içinde bırakılsa, biz bu toprakların üstünde bir tepeye çıkacağız ve oradan savunma ile meşgul olacağız – Mustafa Kemal ATATÜRK

Lider dediğin

Fedakar olmalıdır.

Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim. – Mustafa Kemal ATATÜRK

Lider dediğin

ilkelerine ve sözlerine bağlı olmalıdır.

Ben toprak büyütme meraklısı değilim. Barış bozma alışkanlığım yoktur. Ancak sözleşmeye dayanan hakkimizin isteyicisiyim. Onu almazsam 
edemem. Büyük meclisin kürsüsünden milletime söz verdim. Hatay’ı alacağım. Milletim benim dediğime inanır. Sözümü yerine getirmezsem
milletimin huzuruna çıkamam. Yerimde kalamam. Ben şimdiye kadar yenilmedim, Yenilmem. Yenilirsem bir dakika yaşayamam – 
Mustafa Kemal ATATÜRK

Lider dediğin

Güvenilir ve samimi olmalıdır. Kalbinde ne varsa dilinden de o dökülmelidir.

Ben düşündüklerimi, sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda lüzumlu olmayan bir sözü kalbimde taşımak iktidarında olmayan bir 
adamım. Çünkü ben bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi daima halkın huzurunda söylemeliyim. Yanlışım varsa, halk beni tekzip eder. Fakat
şimdiye kadar bu açık konuşmada halkın beni tekzip ettiğini görmedim. – 
Mustafa Kemal ATATÜRK

Lider dediğin

Konuşmayı ve

dinlemeyi bilmelidir.

Lider dediğin

Sorumluluk almayı bilmeli

Mesuliyet yükü her şeyden, ölümden de ağırdır. – Mustafa Kemal ATATÜRK

Astlarına ve dostlarına sonuna kadar güvenmeli

Benim için ordumuzun kıymetini ifadede ölçü şudur: Türk ordusunun bir kıtası muadilinin behemehal mağlup eder, iki mislini durdurur ve 
tespit eder. –
 Mustafa Kemal ATATÜRK

ve başarıyı paylaşabilmelidir

Bir ulus, bir toplum yalnız bir kişinin çabası ile adımcık bile atamaz. – Mustafa Kemal ATATÜRK

Lider dediğin

Hedefleri gibi

Zafer zafer benimdir diyebilenin, muvaffakiyet, muvaffak olacağım diye başlayanın ve muvaffak oldum diyebilenindir. – Mustafa Kemal ATATÜRK

Lider dediğin

Kavgaları gibi

Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Benim sizden istediğim şey, yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman da, durmadan yürümek, 
yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. – Mustafa Kemal ATATÜRK

Lider dediğin

Sevdaları gibi

Biz hayat ve istiklal isteyen bir milletiz. Ve yalnız ve ancak bunun için hayatimizi yok etmeyi göze alırız.- Mustafa Kemal ATATÜRK

Lider dediğin

ATATÜRK gibi OLMALI.

Büyüklük odur ki kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek ve o hedefe 
yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, seni yoldan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen burada direneceksin. Önünde sonsuz engeller
yığılacaktır. Kendini büyük değil, küçük, araçsız hiç telakki edecek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri asacak, ondan sonra
sana büyüksün derlerse bunu diyenlere güleceksin. – Mustafa Kemal ATATÜRK

Oldu mu VATAN

Öldü mü EFSANE olmalıdır !

Beni görmek demek ille de yüzümü görmek değildir.

Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız bu yeter.

Mustafa Kemal ATATÜRK

Posted in Atatürk | Etiketler: , , | Leave a Comment »

İŞTE AK (!) YILLARDA 9 YILLIK İSTİKRAR (!) !!!

Posted by aktualite Mayıs 18, 2011

MHP Antalya İl Başkanlığı Dev bir pankart ile 9 yıllık Ak Yıllar (!) İstikrarını gözler önüne sermiş.

Özellikle AKKÖRLER (!)’e ithaf ediyorum.

Buyrun ;

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Tutuklu ve hükümlü 2002’de 60.000 kişi 2010’da 123.000 kişi

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Çek yasağına giren kişi sayısı 2002’de 20.000 kişi 2010’da 105.000 kişi

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! İşsizlik oranı 2002’de %10.30 2010’da %11.90

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! İşsizlik sayısı 2002’de 2.464.000 kişi 2010’da 3.046.000 kişi

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Gerçek işsiz sayısı 2010’da 6.290.000 kişi

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Yeşil kartlı vatandaş 2002’de 12 milyon kişi 2010’da 18 milyon kişi

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Boşanma sayısı 2002’de 95.000 aile 2010’da 150.000 aile

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Kişilerin bankalara kredi borcu 2002’de 56 milyar TL 2010’da 531 milyar TL

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Şirketlerin kredi borcu 2002’de 56 milyar TL 2010’da 377 milyar TL

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Kişilerin tüketici kredi borcu 2002’de 6 milyar TL 2010’da 102 milyar TL

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Kişilerin kredi kartı borcu 2002’de 4.3 milyar TL 2010’da 37.6 milyar TL

AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! 743.000 adet ödenemeyen çek tutarı 2002’de 2.2 milyar TL 1.910.000 adet ödenemeyen çek tutarı 2010’da 17.7 milyar TL

AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA!!! 499.000 adet ödenemeyen senet tutarı 2002’de 816 milyon TL 1.600.000 adet ödenemeyen senet tutarı 2010’da 7.8 milyar TL

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Toplam borç tutarımız 2002’de 224 milyar $ 2010’da 518.5 milyar $

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! İthalat 2002’de 51.5 milyar $ 2010’da 186 milyar $

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Dış Ticaret Açığı 2002’de 15.5 milyar $ 2010’da 72 milyar $

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Dış Ticaret Açığı 80 yılda 231 milyar $ 8 yılda 411.5 milyar $

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Cari İşlemler Açığı 2002’de 0.6 milyar $ 2010’da 48.6 milyar $

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Cari İşlemler Açığı 80 yılda 57 milyar $ 8 yılda 210 milyar $

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Borçlara ödenen faiz toplam 80 yılda 139 milyar $ 8 yılda 408 milyar $

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Kapanan iş yeri sayısı 2002’de 19.000 adet 2010’da 43.000 adet

AK YILLARDA FARK ORTADA – İŞTE İSTİKRAR – AÇ GÖZÜNÜ ANTALYA !!! Kişi başına düşen toplam borç 2002’de 3.172 $ 2010’da 6.986 $

Bunları Twitter’da paylaşan 1.sıra adayı ve halen milletvekili olan Prof.Dr.Tunca Toskay’a teşekkürler ve başarılar.

Posted in Devlet, Güncel, Siyaset | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 1 Comment »

Hafta Sonu Spor Ekranı

Posted by aktualite Mayıs 13, 2011

https://i1.wp.com/img379.imageshack.us/img379/9440/o444771yaynlar.jpg

13 Mayıs Cuma

18:00 Doping Pilsen -P.Karşıyaka  (Şifreci kuruluş)
20:00 Antalyaspor – Karabük (LİG TV)

14 Mayıs Cumartesi

14:45 Blackburn Rovers – Manchester United – Chelsea (SPORMAX / PL TV)
16:00 Konyaspor – Sivasspor (LİG TV)
16:00 Manisaspor – Bucaspor (DİGİ)
16:30 Borussia Dortmund – Eintracht Frankfurt (TRT 3 / TRT HD)
17:00 Antalya B.B. – Fenerbahçe Ülker (Şifreci kuruluş)
17:00 Man City – Stoke City FA Cup Finali (NTVSPOR / HD-EN)
20:00 Gençlerbirliği – Galatasaray (LİG TV)
21:45 AC Milan – Cagliari (TV8 )

15 Mayıs Pazar

12:00 UEFA U17 Final (Eurosport 2)
13:30 Fiorentina – Bologna (TV8)
14:00 Denizlispor – Orduspor (TRT ANADOLU)
14:00 Diyarbakırspor – G.Antep Belediye (TRT 6)
14:00 Samsunspor – Çaykur Rizespor (TRT 1)
15:30 Ajax – Twente Hollanda Ligi Şampiyonluk Maçı (BEYAZ TV)
15:30 Chelsea – Newcastle Unites (SPORMAX / PL TV)
16:00 Kasımpaşa – Bursaspor (LİG TV)
16:00 Kayserispor – Gaziantepspor (DİGİ)
16:00 Parma – Juventus (TV -8)
18:00 St Etienne – Rennes (KANAL A)
20:00 Fenerbahçe – Ankaragücü (LİG TV)
20:00 Trabzonspor – İBB (SPORMAX)
21:45 Napoli – Inter (TV8)
22:00 Barcelona – Deportivo (NTVSPOR)
22:00 Lorient – Marsilya (KANAL A)

Posted in Futbol, Futbol Ekranı, Spor, Spor Ekranı, TV | Etiketler: , , , , , , , , , | Leave a Comment »

TÜRK OLMAK !!!

Posted by aktualite Mayıs 7, 2011

Türkiye’nin ABD Seattle Fahri Konsolosu olan J. F. Gökçen’in

“Türk olmak nasıl bir duygudur?” konulu yazısı…

Türk Olmak…
Aslında çok şeydir, Türk olmak…
Türk olmak, Osmanlı’nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan
evladı gibi.

Kosova’da ve Bosna’da, Batı Trakya’da ve Makedonya’da bilmem kaç asır
geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.

Türk olmak;
– Kıbrıs’ta,
– Hocalı’da,
– Anadolu’da ve Balkanlar’da soykırıma uğrayıp karşılığında
yapmadığın soykırımla suçlanmaktır.

Türk olmak;
– Faşist olmaktır; vatanına, milletine, ordusuna ve tarihine sahip çıktığında…
– Demokrat ve çağdaş olmaktır; vatanına, milletine, ordusuna ve  tarihine sövdüğünde…

-Türk olmak lisanının Avrupa’da yasaklanmasıdır  ve yine Türk olmak, kendini ve derdini anlatamamaktır.

Avrupa’da hor görülmek Türk olmaktır,

– Ataların bir çok asır önce Viyana’yı kuşattığı için hoş görülmemektir
– Tabii ki sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana’yı yakmadığın   için…

Türk olmak;

– Selanik’te Pontus Anıtı’nın,
– Viyana’da çiğnenen yeniçeri minberinin ve
– Malta’da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.

Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir.

– Üç kıtadan dönüp, bir yarımadada misafir muamelesi görmektir.
– Sayısız imparatorluk kurmak, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır.

Türk olmak;
– Arabaya koşulan ilk atın vatanında,
– İlk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta,
– Yazının bulunduğu,
– Paranın icat edildiği
– Her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta,
– kalkınmak için yabancı sermaye beklemektir.
Türk olmak;

– Truva’dan bu yana,
– Sümer’den bu yana serpilerek gelse de,
– Tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen
yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır.

– Doğu Roma’yı da, Batı Roma’yı da yıkıp,
– Yeni Roma olan AB’ye girmeye çalışmaktır, Türk olmak.

Türk olmak;
– Mostar’da köprüdür,
– Kerkük’te kaledir,
– İstanbul’da Kızkulesi’dir,
– Anadolu’da buğdaydır,
– Çukurova’da pamuktur,
– Ege’de tütün,
– Karadeniz’de fındık,
– Trakya’da ayçiçeğidir.

Türk olmak;
– Çanakkale’de ölmektir,
– Çanakkale’de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanesine taşımaktır,
– Düşmanın ardından rahmet okumak,
– Kanlısından helallik almaktır.
– Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir.
– Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır,
– Yağmura rahmet, kara bereket diye bakmaktır.

Türk olmak;
– Harap bir ülkede,
– Zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip,
– Tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile, Paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, Yedi düvele meydan okumaktır.

Türk olmak;
– Askere davul-zurna ile uğurlanmaktır, belki de dönmeyeceğini bilerek…

Türk olmak;
– Annenin, şehit oğlunun ardından; “Bir oğlum daha olsun, onu da vatan için göndereceğim.” demesidir.
– Babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken “Vatan sağ olsun!” demesidir.

Türk olmak;
– “Türk çayında radyasyon olmaz!” yalanları ile,
– “Gusül abdesti alana AIDS bulaşmaz!” dolanları ile yaşamaktır.

Her hükümetin
– Enkaz devraldığı, ama asla ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.

Türk olmak;
– Ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden  fazla olanı garsona geri vermektir,
– Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır,
– Göz hakkına, diş kirasına saygıdır…

Türk olmak;
– Evindeki bir kap aşın yarısını Tanrı misafirine vermektir,
– Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır, Türk olmak…

Türk olmak;
– Milli maçta ağlamaktır,
– Ayhan Işık’a, Belgin Doruk’a âşık olmaktır…

Türk olmak;
– Aşkını ölesiye sevmektir,
– Aşkı için ölmektir, öldürmektir…
– Sevdiceğinin elini bir kez tutamadan, toprağa girmektir.
– En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir.
– Eşkıyaya türkü yakmaktır, Türk olmak.
Milletine sövdürmemektir, Türk olmak.

Türk olmak;
– Yunus’u bilmektir,
– Âşık Veysel’i sevmektir.
– Mevlana’yı, Hacı Bektaş-i Veli’yi ve Hoca Yesevî’yi, tek bir satırını okumasa da, yüreğinde taşımaktır.

Türk olmak;
– Saz çaldığında,
– Ney üflendiğinde,
– Kös dövüldüğünde ve kaval çaldığında,
– Yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir.
– Bir de Yemen Türküsü’nde…
– Hayatın sana verdiklerine “Nasip”,
– Vermediklerine “Kısmet” demektir.
– Her işin “Hayırlısına” inanmaktır ve
– Ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir.

Türk olmak;
– Asya’da batılı, Avrupa’da doğulu diye tepki görmektir.
– Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmektir…
– Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da, silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir.

Türk olmak;
– Mahalle maçı için ayni saatte, on kişi buluşamazken, milyon kişinin bir araya gelmesidir.
– Tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga etmeden gösteri yapabilmesidir.

Türk olmak;
– Buhran zamanında Arjantin’de de mağazalar yağmalanırken,
– Daha ağır buhranda sıraya girerek, sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir.

Türk olmak;
– En zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak,
– En dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek Tevekkül göstermektir.

Zor iştir Türk olmak…

Türk olmak;
– Anadolu’da her düşen yağmur damlasına hamd etmek,
– Her çıkan başak için şükretmektir.

Türk olmak,
Medeniyetler mezarlığı Anadolu’da dik durabilmektir……………………………

   J. F. Gökçen

VATANINA, MİLLETİNE VE KAHRAMAN ORDUSUNA GÖNÜLDEN BAĞLI HERKESE SELAM VE SAYGILARIMLA…
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE! İNADINA, SONSUZA DEK!!!

Posted in Güncel, Siyaset, Tarih | Etiketler: , , , , , | Leave a Comment »

Son 5 Yılda 5 Branşta FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ.

Posted by aktualite Nisan 29, 2011

Posted in Fenerbahçe, Fenerbahçe Acıbadem, Fenerbahçe Ülker, Spor, Voleybol | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Leave a Comment »

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun !!!!!!!!

Posted by aktualite Nisan 23, 2011

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun.
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Gazi ATATÜRK
23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılışında Egemenliğin Meclisin değil,
kayıtsız şartsız Ulusun olduğunu vurgulayarak
çok önemli bir tespit yapmıştır.
Ve bugünü çok sevdiği çocuklara armağan etmiştir.
Bugün aynı zamanda TBMM’nin 90.kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz.

Bügün bakıyorum gazetelere,internet sitelerine Ulusal Egemenlik boyutunu görmezden gelip salt Çocuk Bayramı olarak ön plana çıkarılıyor.
Bu çok yadırgatıcı bir durum.

Bari biz vurgulayalım ;

“EGEMENLİK ULUSUNDUR!”
Ulusumuz’a yapilan bir çagridir, gidise meydan okumadir, ulusal bir özlemin disavurumudur, insani insan olarak yükselten onurlu bir konumun gerçeklestirilmek istenmesinin yalniz ulus olarak degil ayni zamanda en kisisel bir sekilde anlatimidir. Daha güzel bir gelecegin yolunun bu sözün gerceklestirilmesinden gectigi inancinin ve özleminin dile getirilmesidir.
***********
Bağımsızlık ve özgürlük gerçeğini, ulusal yapının kurumlaşmasını, ulusal gücün geçerliğini kanıtlayan ulusal egemenlik, ulusal onurun da simgesidir.
 

VE BÜYÜK ÖNDERİMİZ’İN her biri altın öğüt değerinde
mükemmel sözleri ;

Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar “Tam Bağımsızlık” ve “Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlik”ten ibarettir. Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız Egemenliğidir…

*********
Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.

********
Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

**********
Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar.

************
Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.

********
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.

******
Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu… Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.

**********
Egemenlik verilmez, alınır.

********
Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü
öğretemedim.

*********

“Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk’ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol…”

Çocuklarımızı artık, düşüncelerini hiç çekinmeden açıkça ifade etmeye, içten inandıklarını savunmaya, buna karşılık da başkalarının samimi düşüncelerine saygı beslemeye alıştırmalıyız…

Mustafa Kemal Atatürk

**********
Bu vesile ile bizlere bu kutsal vatanı armağan eden BÜYÜK ÖNDERİMİZ ATATÜRK ve tüm silah arkadaşlarını,şehitlerimizi,günümüzde de bölünmemesi için şehadet mertebesini ulaşan tüm Mehmetçiklerimizi minnetle,sevgiyle,saygıyla anıyorum.
Gazilerimize Allahtan şifalar diliyorum.
Görev başındaki askerlerimize de Allah yardımcıları olsun diyorum.

***********************

Geçen yıl yaptığım bu başlığı öne yukarı çıkarıyorum.

1 yıl da ne değişti diye soralım mı ?

Neler değişmedi ki ?

Artık çocuklarımız O Klasik ”Bugün 23 Nisan Neşe doluyor İnsan” şiirini içtenlikle söyleyemeyecek durumdalar.O çocukların her gün yüreklerinden haykırarak söyledikleri ”Andımız” bir takım bölücü hainlerin ve yardakçıları entel,dantel,sorosçı liboş takımının da destekleri ile tartışılır hale gelmiş ,kaldırılsın denmeye başlanmıştır.

Bölücü hainler devleti yönetenlerin de büyük destekleri ile adeta devlete meydan okuyup, ”Kalkışma”  yapar hale gelmişlerdir.Bunların sözde milletvekilleri devletin polisine tokat,taş atıp,polisinin şapkasını kafasından alma cüretkarlığını göstermişlerdir.Diyarbakır Belediyesinin iş makinaları devletin polisinin üstüne sürülmüştür.Bu hainler şu aşağılık görüntüleri sergileme şerefsizliğini alenen,fütursuzca gerçekleştirirken devleti yönetenler sus pus olmuştur.

Bölücü hainlerin yardakçılarının meclise girmeleri işledikleri suçlardan dolayı haklı olarak YSK tarafından engellenmişken,terör ile ve bilimum entel,dantel 2.Cumhuriyetçi,sorosçu liboş takımı ve ne acıdır ki Atatürk’ün kurduğu partiyi dönüştüren Y-CHP’liler tarafından destekleri ile engeller aşılmıştır.TC Mahkemeleri de bunlara alet olmuştur.” O.Karı”nın aldığı ceza 6 Ay’a indirilerek ve 1,5 yıl ertelenerek seçilme engeli kaldırılmıştır.

9 yıldır ülkeyi yönetenlerin uyguladıkları politikalarla Atatürk Cumhuriyeti yıkılmak istenmektedir.Gene bunların seçimden sonra yapacakları yeni anayasada açıkca dillendirdikleri gibi  değiştirelemez ilk 3 madde değiştirilip ,kürtçülerin istekleri yerine getirilip ”Türk-Kürt Federe Devleti” adımı atılmak istenecektir.Bunlar her yerde yazılan,çizilen bilinen gerçeklerdir.Ancak Cumhuriyet mitinglerinde meydanları dolduran milyonlarca Atatürkçü,Cumhuriyetçiler ”Korku İmparatorluğu” yaratılarak sindirilmiştir.

Artık kimselerin sesi çıkmıyor.Ben bile bunları yazarken başıma bir şey gelmesinden korkuyorum.Öyle ya her muhalif sesin ve basılmamış kitabın bile suç haline getirilip Ergenokoncu diye hapise gönderildiği ama yönetenlerin terörist başı  ile müzakere yaptığını itiraf etmek zorunda kaldığı bir düzende yaşıyoruz.

İçeriden ve dışarıdan işbirlikçi hainlerle ”Atatürk Cumhuriyeti” yıkılıp yerine dönüştürülmüş  Türk-Kürt Ilımlı İslam 2.Cumhuriyeti kurulmak istenmektedir.

Dünün çocukları,bugünün gençleri hayallerini bitiren YGS Sınav skandalını masumane protesto etmek için yürüdüklerinde ”Provokatör” damgası yiyerek,karşılarına 5-10 bin yandaş genç çıkarırız diye tedhit edilmektedir.

Atatürk adını ağızlarına almaktan imtina edecek duruma gelmişlerdir.Gazi veya Mustafa Kemal demektedirler.Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine sövmek alkışlanırken,savunmak suç haline gelmiştir.Ordumuzu bile sindirdiler.

  ”Siyasal İslamcılar” ve‘Siyasal Kürtçüler”  ”Atatürk Cumhuriyeti”nin baş düşmanıdırlar.

Birileri ”Karşı Devrim” birileri de ”29.isyanımız” derdindedirler.

Şimdilerde  bunların karşısında kalan tek kale olan ”MHP” tek dertleridir.Amaçlarına ulaşmak için tek engel olarak görüyorlar MHP‘yi.Kafatasçı,ırkçı,mafya diye haksız iftira ve suçlamalarda bulundukları bu teşkilatın kurucusunun oğlunu utanmadan milletvekili yapma isteğinde buluncak kadar zavallı duruma düşmüşlerdir.

Çok uzattık.

Bunlara ”DUR” diyebilmek için önümüzde altın bir fırsat var.

 Tüm Atatürkçüler,Cumhuriyetçiler,Atatürk Miliyetçileri,Ulusalcılar,Vatanseverler

12 Haziran 2011 seçimlerinde Atatürk’e,Cumhuriyet’e,Vatan’ınıza sahip çıkın,oyunuzu ona göre kullanın lüten.

Posted in Atatürk, Devlet, Güncel, Siyaset, Tarih | Etiketler: , , , , , | Leave a Comment »

ŞEREFSİZLİK !!!!

Posted by aktualite Nisan 21, 2011


Bölücülerin İstanbul’da Türk bayrağını indirip, Diyarbakır’da Atatürk heykeline katil Öcalan’ın posterini asmasına Devlet Bahçeli’nin tepkisi sert oldu
İhanet kuşatması…
MHP lideri Devlet Bahçeli, BDP desteğindeki 7 bağımsız adaya YSK vetosu sonrası sokağa dökülen bölücülere ateş püskürdü: Bu alçaklıktır, şerefsizliktir. Milletin sinir uçlarıyla oynayan hainler ve hamilerine bedelin çok ağır olacağını, ezilip yok olacaklarını hatırlatırız!
AKP-CHP iş birliği!
Bahçeli, AKP ve CHP’yi de suçladı: PKK açılımı ile bölücülerin cüret ve cesaret kaynağı olan Başbakan, eseriyle iftihar edebilir. Ucuz fırsatçılık anlayışıyla demokrasi havariliğine soyunanların durumu da ibret verici. Anlaşılan; CHP, AKP’nin payandası olacak!
Alçaklar bedelini ödeyecek
MHP lideri Devlet Bahçeli, 7 bağımsız adayın YSK’ca veto edilişini bahane ederek birçok kenti savaş
alanına çeviren, Türk bayrağı ve Atatürk heykeline saldıran bölücüleri ‘şerefsiz’ ve ‘alçak’ diye niteledi
Haber :  Bilun ÇELİK
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, YSK’nın eto kararının ardından başlayan sokak eylemlerinde Türk bayrağının yırtılması ve Atatürk heykelinin üstüne bebek katilinin resmi bulunan afişin konulmasını ’şerefsizlik’ve ’alçaklık’ olarak değerlendirdi.

CHP payanda olacak
Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada; karara ilişkin yorumları, “ucuz bir fırsatçılık anlayışı” diye değerlendirirken, BDP destekli bağımsız adayları ve AKP ile CHP’yi sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli şöyle dedi: “YSK’nın kararı karşısında bazı siyasi partilerin ucuz bir fırsatçılık anlayışıyla sahte demokrasi havariliğine soyunmaları, Anayasa ve kanunların açık hükümleri ortadayken Anayasal kurumları yıpratarak ve hedef alarak, PKK maşalarının ve Türk polisine tokat atmaya yeltenenlerin sözde demokratik haklarının avukatlığını yapmaları her yönüyle ibret ve esef vericidir. AKP ile CHP’nin bu konuda da görüş ve ağız birliği içinde bulundukları ve yeni CHP’nin seçimlerden sonra Başbakan Erdoğan’ın PKK açılımının ilerletilmesinde kendisine payanda olacağı anlaşılmaktadır.”

Sinir uçlarıyla oynamayın
Bahçeli, protesto eylemlerine de sert tepki göstererek, “İstanbul’daki şiddet eylemlerinde şerefli Türk bayrağına el uzatılması ve Diyarbakır’da büyük Atatürk’ün büstüne İmralı canisinin posterinin asılması Türk milletinin sabrını taşırma noktasına getiren şerefsizlik ve alçaklıktır” diye konuştu. Bahçeli şöyle devam etti: “Türk milletinin sinir uçlarıyla oynayan hainlere ve bunların hamilerine bu alçak tahriklerin bedelinin çok ağır olacağını ve görecekleri karşılığın altında ezilip yok olacaklarını hatırlatmak isteriz. PKK açılımı ile bölücü hainlere ümit veren, İmralı canisini siyasi çözüm ortağı kabul ederek teröristbaşı ile gizli pazarlıklar yürüten ve etnik bölücülerin cüret ve cesaret kaynağı olan Başbakan Erdoğan şimdi eseriyle iftihar edebilir. Sadakatle ihanet arasında bir tercihe sahne olacak 12 Haziran seçimleri bu bakımdan da Türkiye için bir kader seçimi olacaktır.”
Sokak eşkıyalığı
BDP’destekli bağımsız milletvekili adayı olan milletvekillerinin yaptıkları açıklamalara vurgu yapan Devlet Bahçeli, “Terör örgütünün siyasi kolu olarak faaliyet gösteren malum siyasi partinin YSK kararı sonrası direniş çağrısında bulunması ve buna uyan sokak eşkıyalarının şiddet eylemleri, bölücü hainlerin devlete meydan okuyan ayaklanma provasıdır” sözleriyle suçladı.
Katile ‘sayın’ şehide ‘kelle’ dediler
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, önceki gün Ankara Anadolu Gösteri Merkezi’nde düzenlenen milletvekili adaylarının tanıtımı töreninde Başbakan Erdoğan’ın bölücülere desteğini ağır sözlerle eleştirmişti. Bahçeli önceki günkü konuşmasında AKP ve Erdoğan için şu ifadeleri kullanmıştı: “Hainlere müsamaha gösteren, teröristle amansız mücadele edenleri sindiren bu iktidardır.12 Eylül’le hesaplaşmak için milletimizi aldatan, 28 Şubatçılara sesini çıkarmayan, 27 Nisancılara son model araba hediye eden bu iktidardır. Krizi ‘teğet geçti’diyerek görmezden gelen ve milyonlarca insanımızı aç ve işsiz bırakan bu iktidardır. Katile sayın, şehide ’kelle’ diyen bu iktidardır. İmralı’yla görüştüğü halde, önce bunu reddeden, sonra topu devlete atan, arkasından da Avrupalı dostlarının huzurunda ayakta hesap verirken ikrar eden bu iktidarın başı Recep Tayyip Erdoğan’dır.”

Hani inkar etmiştin?
Bahçeli, İmralı’yla pazalık olayını gündeme getirdiklerinde Erdoğan’ın öfke nöbetlerine girdiğini belirterek şöyle devam etti: “Bu hakikati geçtiğimiz yıl milletimizle paylaştığımızda, Başbakan Erdoğan öfke nöbetlerine girerek ve gözünden nefret dalgası yayılarak bizi şerefesizlikle suçlamıştı. Şimdi her şey netleştiğine göre, Türk milletini bölmek için hunhar eylemlerine devam eden terör örgütüyle, yattığı yerden kanlı çetesini yöneten terörist başıyla görüşmeleri hangi şeref ve siyasi namusla açıklamak mümkündür?” diye konuştu.  Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü: “Başbakan Erdoğan şereften ne anlamaktadır? Şerefsizlik bundan böyle kimin boynunda asılı duracak ve kimin sıfatı olacaktır? Bize şerefsiz diyerek küstahça hakaret eden Başbakan, kalan yıllarında şereften nasıl bahsedecek ve bu alçalmayı nasıl izah edecektir?”

YENİÇAĞ GAZETESİ

Posted in Güncel, Siyaset | Etiketler: , , , , , , , | Leave a Comment »

İşte Tayyip Erdoğan’ı Çıldırtan Pankart !!!

Posted by aktualite Nisan 19, 2011

(Resim : Yeniçağ Gazetesi manşetinden)

Tayyip Erdoğan’ın dünkü konuşmasındaki şu  sözleri beni şok etti.Kulaklarıma inanamadım.

”Taksim’de bin kişiyi yürütmek problem değil. Biz de kalkarız onların karşısına 10 bin tane genci koyarız. Ama biz gerilimden yana değiliz.”

İnanılır gibi değil.Bir ülkenin Başbakanı safiyane duygularla demokratik hakkını kullanan (Hani İleri Demokrasiydi ?)

lise öğrencilerini provokatörlükle suçlayıp ötekileştiriyor ve karşılarına bizde çıkarırız diyor,dışlıyor.

RTE’yi çıldırtan aslında öğrencilerin elindeki o pankart ;

”NE YGS NE LYS.TAYYİP GİRSİN STRESE”

    Bir ülkenin Başbakanı hayalleri çalınan  lise öğrencilerini farklı görüyor.Karşılarına ”Yandaş Öğrenciler” çıkaracak.

O Öğrenciler ki ellerinde hiç bir partinin bayrağı,pankartı hiç bir şey yok.Israrla hiç bir partinin güdümünde görünmemeye dikkat ediyorlar.Bazı gençlik örgütleri ve çoğunluğu da münferit ,aldatıldığını hisseden öğrencilerdi.Öğrencilerin gösterdiği bu hassasiyeti,inceliği ülkenin Başbakanı gösteremiyor.Çok acı bir şey.

12 Haziran 2011 seçimlerinde elbette o öğrencilerin ,gençlerin de söyleyecek sözleri olacak herhalde …………

Posted in Devlet, eğitim, Siyaset | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Leave a Comment »

AĞLA gs mp + TBF + Turgay Atasü + Hacettepe.KRALİÇELERİM ŞAMPİYON !!!!

Posted by aktualite Nisan 17, 2011

TBBL’de Fenerbahçe Şampiyonluğa Ulaştı.
17.04.2011

Türkiye Bayanlar  Basketbol Ligi play-off final serisi 4. maçında Fenerbahçe, Caferağa Spor Salonu’nda Galatasaray Medical Park’ı uzatma sonunda 91-86’lık skorla mağlup etti ve seriyi 3-1 kazanarak 2010/11 sezonunu şampiyon olarak tamamladı.

Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi play-off final serisi dördüncü maçında Fenerbahçe, Caferağa Spor Salonu’nda Galatasaray Medical Park’ı uzatma sonunda 91-86’lık skorla mağlup etti. Seriyi 3-1 kazanan Sarı-Lacivertliler, bu sonuçla 2010/2011 sezonunu şampiyon olarak tamamladı.

Karşılaşmayı Türkiye Basketbol Fedrasyonu As Başkanı İmran Işıldar, TBF Kadın Basketbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Julide Sonat, TBF Yönetim Kurulu Üyeleri Nuri Tan ve Hüsnü Karagözoğlu, TBF Ligler Direktörü Ahmet Araşan, A Milli Kadın Takım Menajeri Canan Erdoğan, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Adnan Polat’ın yanı sıra Fenerbahçe ve Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyeleri de izledi.

Mücadeleye Seimone Augustus ve Tamika Catchings’in sayılarıyla başlayan Galatasaray Medical Park, ilk 1.5 dakikada skoru 0-4 yaptı. İlk sayılarını Matovic’in asistinde Birsel ile bulan Fenerbahçe, üçüncü dakikaya girilirken de Angel Mc Coughty ile eşitliği yakaladı (4-4). Temponun düştüğü bu dakikalarda özellikle Angel ile hücumları değerlendiren Sarı Lacivertliler, 7.dakikada 12-8 öne geçti. Seimone Augustus ve Sylvia Fowles ikilisiyle pota altını kullanan konuk ekip, Tamika Catchings’in de üç sayı isabetiyle durumu 17-15’e getirdi. Son bölümde Nevriye Yılmaz ile hücumları iyi organize eden Fenerbahçe, ilk periyotu da Birsel Vardarlı’nın basketiyle 25-21 önde tamamladı.

İkinci periyotun ilk bölümünde iki takımda hücumda skor bulmakta zorlandı. Hana Horakova ile serbest atışları değerlendiren Sarı Lacivertliler karşısında Galatasaray Medical Park, Doneeka Hodges ile dört sayı birden buldu. Nevriye Yılmaz’ın kenarda olduğu bölümde Nevlin ve Matovic ikilisiyle boyalı alandan skor üreten Fenerbahçe, 15.dakikada farkı beş sayıya çıkarttı ve konuk ekip mola aldı (30-25). Ara sonrasında Tamika Catchings ile serbest atış çizgisinden bir isabet bulan Sarı Kırmızılılar, Bahar Çağlar’ın da turnikesiyle durumu 32-28 yaptı. Ancak Nevriye Yılmaz ile Ivana Matovic’in pota altından ürettiği sayılarla Fenerbahçe farkı 8 sayıya çıkarttı ve Sarı Kırmızılılar da mola aldı (36-28). Fenerbahçe, karşılaşmanın ilk yarısını da 40-33 önde tamamlayarak soyunma odasına üstün gitti.

Seimone Augustus ile Angel Mc Coughtry ikilisinin sayılarıyla üçüncü periyotun ilk dakikası geçildi. İki takımında pota altına top indirerek hücum ettikleri bu bölümde Sylvia Fowles’ın beş sayısı ve Seimone Augustus’un da üç sayı isabetiyle Galatasaray Medical Park farkı bir sayıya indirdi (48-47). Mola alan Fenerbahçe, ara sonrasında iki hücumu değerlendiremezken, Augustus’un basketiyle Sarı Kırmızılılar 48-49 öne geçen taraf oldu. Ivana Matovic’in orta mesafeden bulduğu isabet ve Angel Mc Coughtry’nin de turnikesiyle Fenerbahçe 28.dakikaya 52-49 üstün girdi. Hodges’un top kaybı sonrasında Nevin Nevlin ile son saniyede turnike basket bulan Sarı Lacivertliler, periyotu da 55-51 önde tamamladı.

Mücadelenin final periyotuna Nevin Nevlin’in basketiyle başlayan ev sahibi ekip karşısında Sarı Kırmızılılar Seimone Augustus ile yanıt verdi. Temponun yükseldiği bu bölümde Tamika Catchings’in serbest atışları ve Işıl Alben’in de üç sayı isabetiyle 33.dakikada skora denge geldi (59-59). Ancak Fenerbahçe’de Angel Mc Coughtry, bu bölümde beş sayı birden üreterek skoru 64-59’a taşıdı. Hana Horakova’nın üç sayı isabeti ve Nevriye Yılmaz’ın da boyalı alandan ürettiği sayılarla Sarı Lacivertliler 37.dakikaya 69-66 üstün girdi. Mola alan Galatarasay Medical Park ara sonrasında Gülşah Gümüşay ile serbest atışları değerlendirdi. Hana Horakova’nın turnikesi sonrasında tam saha baskılı savunma yapan Sarı Kırmızılılar, Seimone Augustus’un üç sayı isabeti ve bir hücum sonrasında da bulduğu turnike ile durumu 73-73’e getirdi. Sylvia Fowles’ın sakatlanarak soyunma odasına gittiği bu bölümde Hana Horakova, bitime 28 saniye kala top kaybı yaptı. Mola sonrasında Seimone Augustus ile orta mesafeden basket bulan Sarı Kırmızılılar karşısında Hana Horakova’nın serbest atışlarıyla normal süre 75-75 eşitlikle tamamlandı.

Uzatma bölümünün ilk dakikası içerisinde Bahar Çağlar beşinci faulünü alarak kenara geldi. Nevriye ile uzatma dakikalarının ilk sayısını serbest atış çizgisinden bulan Fenerbahçe karşısında Tuğba Palazoğlu ve Tamika Catchings’in basketleriyle Sarı Kırmızılılar skoru 76-79’a getirdi. Angel Mc Coughtry ve Ivana Matovic ile serbest atışları değerlendiren ev sahibi ekip, bitime iki dakika kala skorda dengeyi yakaladı (81-81). Tuğba Palazoğlu’nun üç sayılık basketiyle son dakikaya 83-86 üstün giren Galatasaray Medical Park karşısında Hana Horakova ve Ivana Matovic ile serbest atışları değerlendiren Sarı Lacivertliler, 28 saniye kala 87-86 öne geçti. Son bölümde Horakova’nın kaptığı top ve Angel Mc Coughtry’nin de turnikesiyle Fenerbahçe karşılaşmadan 91-86 galibiyetle ayrıldı.

TBBL’de üst üste 6, toplamda 9. şampiyonluğuna ulaşan Fenerbahçe‘ye kupasını TBF Kadın Basketbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Jülide Sonat verdi. Sezonu ikincilikle tamamlayan Galatasaray Medical Park‘ın şiltini ise TBF Asbaşkanı İmran Işıldar sundu.

SALON: Caferağa Spor Salonu

HAKEMLER: Murat Biricik – Serkan Emlek – Uğur Özen

FENERBAHÇE (91): Anete Jekabsone 2 (1 asist), Hana Horakova 15 (1 ribaund- 3 asist), Birsel Vardarlı 7 (2 ribaund- 5 asist), Şaziye İvegin, Nevriye Yılmaz 11 (6 ribaund- 2 asist), Ivana Matovic 16 (5 ribaund- 4 asist), Nevin Nevlin 6 (3 ribaund), Angel Mc Coughtry 34 (4 ribaund- 4 asist)

6ALATASARAY MEDİCAL PARK (86): Tuğba Palazoğlu 5 (1 ribaund), Doneeka Hodges 6 (2 ribaund- 1 asist), Bahar Çağlar 4 (1 ribaund), Işıl Alben 7 (2 ribaund- 4 asist), Gülşah Gümüşay 6 (1 ribaund), Tamika Catchings 14 (4 ribaund- 2 asist), Seimone Augustus 31 (5 ribaund- 2 asist), Syliva Fowles 13 (12 ribaund- 1 asist)

1.PERİYOT: 25-21
2.PERİYOT: 15-12
3.PERİYOT: 15-18
4.PERİYOT: 20-24
UZATMA: 16-11

Laszlo Ratgeber: “Takım olmamızın sonucunu aldık”
17.04.2011 17:56

Fenerbahçe Baş Antrenörü Laszlo Ratgeber Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi final serisi dördüncü maçında kazanılan şampiyonlukta takım kimyasının önemli olduğunu söyledi.

Fenerbahçe Baş Antrenörü Laszlo Ratgeber Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi final serisi dördüncü maçında kazanılan şampiyonlukta takım kimyasının önemli olduğunu söyledi.

Caferağa Spor Salonu’nda uzatma sonunda 91-86’lık skorla kazanılan mücadelenin ardından 2010/2011 sezonunu şampiyonlukla kapatmanın kendisi için önemli olduğunu kaydeden Laszlo Ratgeber, “Takımımızı gerçek anlamda takım yapan bir çok etken bulunuyor. Çok zorlu bir final serisi oynadık. Abdi İpekçi Spor Salonu’nda üç maç kazanarak gücümüzü göstermiştik. Bugün destek veren taraftarlarımızla maçı kaybetmemiz çok zordu. Biz de galibiyeti elde ederek şampiyonluğa ulaştık. Sezon içerisinde başkanımız ve yönetim kurulumuz da bize çok büyük destek verdi. Bu nedenle kendilerine teşekkür ediyorum” dedi.

 

Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 1
Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 29Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 30Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 26
Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 21Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 20Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 18Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 17Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 16Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 15Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 14Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 12Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 11Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 10Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 8Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 19Kadınlarda şampiyon Fenerbahçe / 2

http://www.youtube.com/watch?v=TkBEzLv8zII

http://www.sporxtv.com/basketbol/TBBL/fenerbahce/sampiyon-fenerbahce-%7C -iste-heyecanin-dorukta-oldugu-anlarSXTVQ22737SXQ

 AĞLA gs mp + TBF + Turgay Atasü + Hacettepe.KRALİÇELERİM  ŞAMPİYON !!!!

 gs mp’ye,TBF’ye,TBF Hakemlerine,TBF’nin Sağlık Kurulu ve Başkanı Turgay Atasü’ye, Hacettepe’ye

   

Onur mücadelesini kazanarak herkese cevabını veren ,tişörtteki gibi HER ŞEYE RAĞMEN ŞAMPİYON olan ”Gururumuz Kraliçeler”e tebrik ve teşekkürler.

 

* Şampiyonlukta emeği geçen herkesi A’den Z’ye kutluyorum.Taurasi ve Penny dahil.

Bu Şampiyonluk kazandığımız 9 Şampiyonluktan en değerlisidir.Geçen yıl Namağlup Şampiyon olmuştuk ama bu Şampiyonlukta sadece ezik gs’ye geçirmedik sponsorları TBF ve Hacettepe’yi de geçirdik.Alayına koyduk.

* Üst üste 6.Şampiyonluğumuz oldu.”Kutsal rakam 6’ya ulaştık”. 

* Teknik olarak bir şey yazmaya gerek yok ama Nevriye resmen ateşle oynadı.Resmen hediye  ediyordu Şampiyonluğu.Sonlarda öyle basit hatalar yaptı ve savunmada Augustus’u tutamadı 5 sayı yedik eşitlik geldi.Gerçi burada hocanın hatası vardı.Eşleşme sorunu olacağı belliydi.

* Angel ve Horokova’ya ayrı ve özel tebrik ve teşekkürler.Angel seri başında dediğim gibi çok iyi oynadı ve fark yarattı adımıza.Winner bir oyuncu olduğunu gösterdi.Hocanın inadını da yendi.

* Horokova için söyledikleri işte şimdi geri alıyorum.Tam zamanında devreye girdi.O serbest atışlara bakamadım.Uzatmada da bakamadım maça,kalbim duracaktı.

* Newlin de önemli katkı yaptı sessiz sedasız final serisine.

* Augustus ‘Allah seni davul etsin lan ömrümü yedin’

* Batur Abi İyi ki varsın.Yüreğine sağlık.

* Fenerbahçe’nin genetiğinde var ne yazık ki bu .Acı çekmeden,acıdan geçmeden zafer kazanamıyoruz.Mutlaka işleri zora sokacağız,herkese acı çektireceğiz ,sonra kazanacağız.

O yüzden Fenerbahçe kalbe zararlı.Artık stresi kaldıramıyorum hiç bir branşta.

Bırakacağım takip etmeyi nasıl başaracaksam ama bunu yapmalıyım.

* Daha önce yazmıştım ,bayan basketbol şubesini kapatmalıyız diye.Şampiyonlukta geldi ,tam zamanı bence.Bu kirli düzende daha fazla uğraşmanın anlamı yok.TBF rahat rahat takımına sponsor olsun.Kendileri çalsın kendileri  oynasınlar.Ha eğer Taurasi ve Penny’yi geri getirebiliyorsak seneye,o zaman yarım kalan işi (Avrupa Şampiyonluğu) tamamlamak için  1 sene daha devam edilmeli.Yoksa bence buraya kadar denmeli.

En azından ben ”buraya kadar” diyorum.Şampiyonluk Öykümü yazar ,noktayı koyarım.

Biraz da eğlenelim ;

Taraftar forumlarından seçmeler 

Işıl’a tutturun ucundan…

Bu da tribünlerden ; kupayııı kaldırıınnn ışılaaa verinnnn !!!
Kupanın sapını ışıl’a verin 

Kupanın sapını Işıl’a verin

Ezik forumlarından ;

Alican Bozok
Cevap: TKBL Play-Off Final 4.Maç | Fenerbahçe 91-86 Galatasaray MP | 17 Nisan | Maç S

Zaten hayat yeterince can sıkıcı bir de her alanda Galatasaray çilesi çekiyoruz‚ lan resmen ….. oğlanı olduk Fenerliler´e her alanda. Sidik yarışı olsa bile tokatlarlar bizi yeter artık ne olacaksa olsun sonu gelsin bu rezaletlerin

 

Çağlar Kızıltepe
Cevap: TKBL Play-Off Final 4.Maç | Fenerbahçe 91-86 Galatasaray MP | 17 Nisan | Maç S
Ulan sanki sezon öncesinde Adnan Polat her branşta bunlara yeniileceğimizin sözünü vermiş gibi bu kadarda olmaz yahu

Posted in Basketbol, Fenerbahçe, Spor | Etiketler: , , , , , , , , | Leave a Comment »